Ana Sayfa / Doğal Yaşam / Uzaylılar Aramızda!

Uzaylılar Aramızda!


İlk insanlardan beri, insanlığın belki de en uzun zamandır aralıksız ilgilendiği konu; “Uzaylılar var mı? Varsa neredeler? Ne yapıyorlar?”. Uzaylıların varlığının tartışılması bir yana, daha varlıklarından bile emin olmadığımız bu canlıların bizim için dost mu yoksa düşman mı olduğu ayrı bir muamma.

Onlarca filme, kitaba, araştırmaya konu olmuş uzaylılar hakkında anlayamadığım bir sebepten neredeyse tüm bu çalışmalar uzaylıların düşman olması fikrinde uzlaşmış gibi gözüküyor. (Tabi ki çok ender bir iki filmi ayrı tutuyorum bu genellemeden.)

Bu şirin mi şirin arkadaşların varlıkları ile ilgili elimizdeki kaynaklara şöyle genel olarak bir bakalım. Yukarıda görmüş olduğunuz videodaki koca gözlü arkadaşın varlığını ispatlayan videoyu çeken beyfendi Jeff Peckmann. Kendisi uzun zamanlar kendini uzaylıların varlığını ispatlamaya ve onlarla ilgili ayrıntılı araştırma yapmaya adamış bir bilim adamı. Bir basın toplantısında nihayet uzaylıların varlığını ispatladığını söyleyerek bu videoyu basın ile paylaştı. Ardından böyle sansasyonel bir videonun yayınlanması ile dünya çalkalanırken, uzmanlardan oluşan büyük bir inceleme ordusu video üzerinde ayrıntılı çalışmaya başladı. Yapılan tüm çalışmalar sonucunda şaşırtıcı bir şekilde videonun sahte olduğu ispatlanamadı.

Gösterdiği görüntülere baktığımız zaman ve yaptığı açıklamayla birlikte, 17 Temmuz 2003 yılında çekilen bu görüntünün, Nebraska bölgesinde, Stan Romanek adındaki bir vatandaşın kızıl ötesi görüntü sergileyebilen bir kamerayla çektiği görüntülerde, net olarak görünen ve 1.20 metre boyutlarında olduğu tahmin edilen dünya dışı bir varlık olduğu ispatlanmıştır.

Tabi bunun ispatlanmış olması bizim için uzaylıların varlığını kabul etmeyi gerektirse dahi, hala tüm dünya açısından bu konu bir tartışma olarak devam ediyor.

Uzaylılar ile ilgili tartışmalara açıklık getirmek ve biraz daha derine inmek için bir başka olayı inceleyelim birlikte.

Şimdi inceleyeceğimiz hikaye, 19 Eylül 1961’e, Betty ve Barney HILL çiftine dayanmaktadır. Bu çift, evlerine dönmek için çıktıkları yolda, belirsiz ve rengarenk görünen bir cisim görerek, araçlarını durdurup indikten sonra, o cisme dürbünle bakmaya başlarlar ancak hemen yanlarında, insan küçük, büyük gözleri olan ve çenelerinin üstünde ağza benzeyen bir kesik olduğunu fark ettikleri yabancı birini görürler. Ardından duydukları bir uğultuyla birlikte bayılırlar. Uyandıkları zaman bulundukları yerden 50 km kadar uzakta bir mevkide bulunurlar. Buraya nasıl geldiklerini ve bir önceki gün yaşadıklarını hatırlamayan çift, yaşadıklarını ilgili birimlere anlatan bir yazıyla birlikte başvuruları sonucunda incelemeye alınırlar. Ardından gelen süreçle birlikte, uzmanların tavsiyeleri sonucunda psikiyatrilerden destek alarak, hipnoz tedavisiyle hatırlamaya çalışmaları sağlanır.

Yapılan çalışmalar sonucu az önce anlattığımız hikayeye ulaştı bilim adamları. Ardından çıktıkları bir televizyon programında yalan makinesine bağlıyken tekrardan hikaye baştan sona geçilince, uydurma değil gerçek bir hikaye olduğu ortaya çıkmış.

Tabi bu kadar uzaylılardan konuşunca ünlü 51. Bölge’den bahsetmemek olmaz. 51. Bölge (51. Area)  Amerika Birleşik Devletleri’ne ait oldukça büyük bir üstür. Neveda çölüne kurulu olan bu bölgede çok sayıda çözülemeyen olaya şahitlik etmiştir. Bir çok efsaneye kaynaklık eden bu bölgenin bu kadar gizemli olmasının en önemli sebebi, ülke yönetiminde belli bir kademeye gelmiş olan kişiler haricinde herkes için tamamen yasaklanmış olmasıdır.

51. Bölge hakkında günümüze kadar birçok komplo teorisi üretilmiş olsa da en ilginci olduğu kadar en yaygın olanı şüphesiz uzaylıların cesetlerini burada otopsi yapıldığının düşünülmesidir. 1947 yılında yaşanmış olan ve o dönemde farklı tepkilerin ortaya çıkmasına neden olan Roswell’e düşen cismin UFO kazası olduğu düşünülmektedir. Yaşanan kaza sonrasında ortaya çıkan enkazdaki cismin cesedinin otopsisinin 51. Bölge’de yapıldığını iddia etmiş ve bu durum ortaya kanıtlarıyla birlikte serildiğinde Amerika Birleşik Devletleri zor durumda kalmıştır. Enkazdan çıkan cesedin ise uzaylı olduğu söylentisi kulaktan kulağa kısa sürede yayılmıştır. Komplo teorilerinin bir başka yönü de Amerika Birleşik Devletleri’nin bu kadar büyük bir üs kurup bunu kendi bünyesindeki büyük çoğunluktan dahi saklaması elinde olan yüksek teknolojilerin diğer devletler tarafından çalınabilme ihtimalinin önüne geçmektir.

Tüm bu anlatılanların ardından, uzaylılar gerçek değildir demek ne kadar mümkün bilinmez tabi. Ancak hala uzaylılarla iletişime geçilmemiş olması, uzaylıların teknolojisine bilinen kadarıyla hiç örnek olmaması, dünya dışında ispatlanmış bir yaşam formu olmaması da hala büyük soru işaretleri oluşturmaya devam ediyor.

Uzaylılar vardır mıdır, yok mudur, dost mudur, düşman mıdır bilinmez tabi sevgili Okustop okurları. Ama bir gün uzaylılar dünyamıza ziyarete gelecek olursa hepimizin bu videodaki gibi onlarla karşılıklı dans ederek bu ziyareti atlatabilmemiz ümidiyle!

Görmelisiniz...

Beatles’ın Büyük Sırrı

Beatles severlerin mutlaka bir yerlerde karşılaştığı, birilerinden duyup araştırdığı çok gizemli bir konuyu inceliyoruz birlikte. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir