Ana Sayfa / Edebiyat / Çapkın Nazım

Çapkın Nazım


Saray ressamları tarafından evde özel derslerle yetiştirilen ve kadın portreleri üzerine yoğunlaşan Celile Hanım 1900 yılında Şair Nazım Paşa’nın oğlu Hikmet Bey ile evlenir. 20 Kasım 1901’de de Nazım’ı dünyaya getirir ama bu kadar kısa bir süre için bir yaş büyük gözükmesin diye doğum günü 15 Ocak 1902 olarak gösterilir. Güzelliği ve yaptığı ressimlerle İstanbul sosyetesinde en çok konuşulan kadın olur Celile Hanım.

1917 yılında şiddetli geçimsizlik yüzünden ayrılır Hikmet Bey’den Celile Hanım ama bu ayrılıktan hemen önce ünlü şair Yahya Kemal ile büyük ve gizli bir aşka yelken açar ama hiçte isteyecekleri doğrultuda devam etmez bu aşk. Yahya Kemal, Nazım’ın hocasıydı bu yüzden de sık sık evlerine gelirdi. Celile Hanım’ın bu dillere destan güzelliğine kayıtsız kalamamıştı Yahya Kemal tutuluvermişti ve bu aşk karşılıksız değildi. Ancak Nazım bu aşkı öğrenmişti ve sessiz kalamazdı. Hocasına meydan okumuş ve cebine şöyle bir not bırakmıştı; ‘ Hocam olarak girdiğiniz bu eve babam olarak giremeyeceksiniz.’  Yahya Kemal zaten evliliğe olumlu bakmıyordu bunun üzerine Celile de yurt dışına kaçmıştı.

Şimdi sırada Nazım’ın bu kadar güzel şiirler yazmasına vesile olan Piraye, Vera ve diğer ilham kaynağı 12 kadın var.

 1.SABİHA HANIM

Nazım’ın çocukluk aşkıdır ve Nazım tarafından gözleri siyah kadın olarak anılır.

”Gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki”

      2.AZİZE HANIM

Azize Hanım unutulmayan o meşhur aşkların yaşandığı 17 yaşının aşkıdır Nazım’ın hayatında. Yine gözlerden vurur bu aşkta da affetmez Nazım.

” Azize, gözleri nurdan Azize”

   3.ŞÜKUFE HANIM

Güzel değildi pek ama zarifliği, bakımlı oluşu ve şık giyimiyle ayrıca da kendisine fazlasıyla güvenmesiyle neredeyse her göreni kendisine aşık ya da hayran bırakan kadınlardı Şükufe Nihal. Nazım için hiç şiirsiz aşk olur mu? Olmaz tabiki. Hemen yazar benim de en sevdiğim şiirlerinden olan Bir Ayrılış Hikayesi‘ni.

”Seni seviyorum, ama nasıl, kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz”

4.NÜZHET HANIM

Maceralı yolculuğundaki Sovyetler Birliği’ne vardığında gönlünü kaptırdığıdır Nüzhet Hanım. İlk kıvılcımları İstanbul’da atılmış olan bu aşk kaçınılmazdır. Kıskanç aşık Nazım’a Gövdemdeki Kurt şiiri bu aşk içindir.

1922’de Nazım ve Nüzhet evlenir. İki aile de karşıdır bu evliliğe zaten 4 ya da 5 ay sürer öğrenci pansiyonundaki bu evlilik. Nüzhet Hanım evliliğini böyle değil cicili bicili hayallerle düşlediğini söyleyince hayal kırıklığına düşer Nazım. Daha sonra hastalanıp İstanbul’a dönen Nüzhet Hanım, Nazım’ı terk etmiştir. Nazım aralarını düzeltmek için İstanbul’a gelse de bu isteği olmamıştır hatta karşılaştıkları bir gün Nüzhet onu tanımamazlıktan gelmiştir. Bu olay Nazım’ı pek sinirlendirmiştir ve bir daha hiç görüşmemişlerdir. Gel zaman git zaman sonra Nazım duymuştur ki Nüzhet Hanım başkasıyla evlenmiş bunun üzerine Nüzhet Hanım için kaleme almıştır Mavi Gözlü Dev şiirini Piraye’nin oğlı Memet Fuat her ne kadar kendi annesi için yazıldığını söylese de.

”O mavi gözlü bir devdi, minnacık bir kadın sevdi”

   5.VELENA YURÇENKO (LENA)

Nazım Hikmet bu kez Sovyetler Birliği’ne kaçmak zorunda olduğu için gitmişti ve kendinden büyük Lena’ya aşık olmuştu. Nietzsche hayranı Lena ile Nazım’ın fikirleri aslında hiç uyuşmuyordu. 2 yıl evli kaldılar. Ailesine mektuplarla fotoğraflarını gönderen Nazım’ın bu sefer ki eşi beğenilmişti. Hayrettir ki Lena hakkında bilinen bir şiir yoktur.

6.PİRAYE

3 ay tutuklu kaldıktan sonra Nazım bir daha evlenmemesi gerektiğini düşünür taa ki Piraye’yi görene kadar. 2 çocuk annesi Piraye kocasından boşanmak üzereydi Nazım’ı tanıdığında. Aileler karşı gelecekti bu sevdaya ama Nazım yazdı. Piraye için Mor Menekşe, Aç Dostlar, Altın Gözlü Çocuk şiirlerini yazdı.

”Kızım, annem, karım, kardeşim, sen” 

Evlenmeye karar vermişlerdi ki tutuklandı yine Nazım. Mektupsuz bırakmadı ama Nişanlısını. Karıma Birinci Mektup şiiriyle Nazım’ın Piraye’ye olan aşkına sadece ufak bir mola veriyoruz.

7.SEMİHA BERKSOY

Hapishane ziyaretine gelmişti Nazım’ın Semiha. Nazım bu ya hiç rahat durur mu? Durmaz. Aklı Piraye’deyken kaptırmıştı gönlünü Semiha’ya. Ve bu karmaşasında aldı eline kalemi yazdı İki Sevda‘yı.

”Bir gönülde iki sevda olmaz yalan olabilir”

Bir seneden fazla tutuklu kalan Nazım hapishaneden çıktıktan sonra Piraye’yle evlenir. Bir gün Semiha ile karşılaşırlar aralarında tekrar bir kıvılcım olur onu evliyken dahi kabul eden Semiha ile. Becerikli Nazım bu kez şiir değil operat yazmıştır opera sanatçısı sevgilisine. Bu Bir Rüyadır.

Kıskanç eş Piraye bu aşkı bilir ama elden ne gelir?

 8.SUAT DERVİŞ

I. Dünya Savaş’ı yıllarında Nazım’ın gönül verdiği; şımarıklığı yüzünden kimseye bakmayan, Nazım’a Gölgesi şiirini yazdıran Suat’la tekrar karşılaşırlar. Havanın soğuğuna, yağmura, çamura aldırış etmeden yürürler de yürürler. Eve geldiğinde her yeri toz, çamur olan Nazım’ı gören Piraye anlar durumu ve gerçekten ölmek ister bu kez.

9.CAHİT UÇUK 

Nazım bu kez Orhan Selim olmuş yazı yazıyordu gazete de. Bir gün bir mektup geldi Orhan’a. Öylesine etkileyici bir mektuptu ki bu Piraye’yi aldatıverdi Nazım. Etkileyici mektup kimden miydi? Öykü yazarı, güzeller güzeli Cahit Uçuk’tan.

YİNE PİRAYE YENİDEN PİRAYE

Tekrar ve tekrar hapise düşen Nazım’a verilen hüküm bu sefer 35 senedir. Düşünmeye bol bol vakit bulduğu bu dönemde Piraye’ye yeniden sevdalanır Nazım ve en güzel şiirlerini kaleme alır.

Romantıiktir Nazım. Piraye’nin yıllarca saklayacağı bir kol saatinin içine Piraye ile olan fotoğrafını koyup kayışına tırnağı ile Piraye yazar.

”Senin adını kol saatimin kayışına tırnağımla kazıdım”

”Bugün de sensiz yani yarı yarıya dünyasız geçti bugün de”

Nazım çok kıskanıyordu Piraye’yi, bir başkası olma ihtimali taşıyordu hep aklında. Piraye ise Ayşe’ye Mektuplar‘ı okursanız göreceksiniz ki gülüp geçiyor bu duruma.

     10.MÜNEVVER ANDAÇ

Piraye ile evlendiği dönemde yeni evli Münevver Andaç ile de yakınlaşması olmuştu Nazım’ın. Birçok şiir yazdırmıştır kendine Münevver.

”Sen esirliğim ve hürriyetimsin”

”Hoşgeldin kadınım benim hoşgeldin yorulmuşsundur”

Güz, Sonbahar, Yine Sana Dair…

Nazım, Münevver uğruna Piraye’den boşanma kararı alır. Yaşadığı en güzel günleri Piraye’ye borçlu olduğunu da belirtir. Münevver ise bir anda vazgeçer bu sevdadan ve Nazım’a en büyük darbelerden birini vurup kocasından ayrılamayacağını söyler. Bunun üzerine Tekirle Kavak‘tayı yazıverir Nazım.

Kürkçü dükkanı misali tekrar başlar Nazım Piraye’ye mektup yazmaya. Af çıkmayınca da başlar açlık grevine. Dayanamaz daha fazla Piraye ve koşar hemen cezaevine ama Münevver de çıkagelmesin mi o gün. Ne olduysa o gün oldu ve bir daha asla göremeyecekti Piraye’yi Nazım.

11.GALİNA GRİGORYEVNA KOLESNİKOVA

Tanıştığı her kadın gibi Galina’nın da gönlünü çalmıştı Nazım. 7 yıl sürdü bu aşk ama şiir yazdıramadı.

   12.VERA TULYAKOVA

Belki de kızı yaşındaydı onun için Vera. Sapsarı saçlı Vera. Görür görmez kapılmıştı Vera’ya. Bundan sonra atılan her adım dahi Vera içindi.

 ”Kaldırımlar akasyalar ötüştü bulutlar uyandı”

”Saçları saman sarısı kirpikleri mavi karım benim”

   Sabah Karanlığı, Vera İçin…

Doktor demişti Nazım’a ”Aşksız 10 yıl yaşarsın, aşık olursan 3 yıl.” diye. Öyle de oldu. 3 Haziran 1963’te kapadı gözlerini bir daha açmamak üzere Nazım.En son Vera ile yaşadı aşkı Nazım evet başkaları da girdi hayatına sürekli ama bana sorarsanız aklında hep Piraye vardı.
Ve Nazım’a iğne sokan bence en güzel söz;

Nazım Hikmet gibisiniz bayım. Ağzınız iyi laf yapıyor ama pek bi ayran gönlünüz.

Görmelisiniz...

Kitap Kulübü Yayınları Yayın Koordinatörü Muhammed Deniz ile Söyleşi

Merhaba sevgili Okustop okurları. Bugün sizler için Türkiye’nin en genç yayın koordinatörü Muhammed Deniz ile …

2 yorum

  1. İlk yazınızı zevkle okudum ikincisini merakla bekliyorum 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir